Skip Navigation Links
  2007-2008 Fransız Sokağı
Aktivite Merkezi Etkinlikleri
Egem Eğitim Geliştirme Merkezi
ve Ege Motivasyon Tarafından
Yürütülmektedir.Kayıtlarımız
Devam Etmektedir.

2006-2007
Garanti Bankası
Güneşli Merkez Çalışanları
Dans Çalışmaları

Her Cuma Akşamı
Saat :18.30-21,00 Arası
Renk Danışmanlığı Analizi

 

İNSANLARI YARGILAMAK YERİNE KENDİMİZİ SORGULAMAK

 

       

Neden giden çocukluğumuza gitti diyoruz? Neden çocukluğumuzu özlem ile anıyoruz da o günleri geri getiremiyoruz ?

Bizler değil miyiz üç yaşında beş yaşında farkına bile varmadan hayatı büyük bir başarıyla sorgulayan ? Sürekli sorular sorarak hayatı anlamaya çalışan ? Hayatı bir o kadar doğal yaşayan, bir o kadar korkusuzca ve özgürce. Ne oluyor bizlere büyüyünce yoruluyor muyuz yoksa büyümek böyle bir şey mi? Biz artık bize verilenleri alıyor, kendimizi yormadan öğretilenler ile yetiniyoruz, sorgulamayı bırakıyor ve sadece verilenler ile yetiniyoruz. Sorgulamak yerine yargılamayı tercih ediyoruz ve bir o kadar da sorgulayanlara karşı geliyoruz. Sormadan kim olduğumuzu, ne olduğumuzu, nereye gittiğimizi ne yapacağımızı nasıl anlayabiliriz? Ne üretebiliriz? Neyi çözebiliriz? Sadece yargıya dayalı hayatla çözülebilecek hiçbir şey yok. Farkına bile varamıyoruz…
Doğuyoruz, büyüyoruz ve ölüyoruz; Yemek yemek, çalışmak, eğlenmek… Her şey çok güzel. Ev alıyoruz, araba alıyoruz, çalışıyoruz… Peki, neden dünyaya geliyoruz? Var olma sebebimiz tüm bunları yapmak mı? Sonuçta var olan bu kusursuz sistemde doğmak, büyümek, para kazanmak ve eğlenmek mi?

Nedense çocukluk yıllarından sonra bizler sorgulamayı bırakıyor sadece yargılamayı ve bize verilenler ile yetinmeyi tercih ediyoruz. Sonuç çoğunun içeride tuttuğu, sakladığı o içte huzursuz hayat ve mış gibi yaşamalar. Mış gibi yaşamalar çünkü seçimlerimiz farkına varmadan böyle oluyor. Mutluymuş oyunu oynuyoruz, huzurluymuş oyunu oynuyoruz. Ama sürekli oynuyor ve mış gibi yaşıyoruz. Bunun için yalanlar üretiyoruz, bunun için maskeler türetiyoruz ve sorgulamayı bırakıyoruz. O çocukluğumuzda bize saflıkla öğrenmenin kapısını açan sorgulama yöntemimizi unutup da o saflığı bir kenara bırakıp şimdiki kılıflarımızı geliştiriyoruz. Ve kendimiz için oluşturduğumuz bu kılıfların en derinliklerinde sadece kendimizi mutsuz ediyoruz ve özünde bunu sadece kendimiz biliyoruz.

Düşünüyorum da insanlar nedense kendilerine dönmek, kendilerini görmek, tanımak ve anlamak yerine yargılamayı seçiyor. Neden derseniz sanırım daha kolay. Kendimiz ile yüzleşebilmek herhalde tam cesaret isteyen bir durum. Yargıladığımız zaman hayat daha kolay geçiyor çünkü kendimizi görmek yerine sürekli suçları üzerine atacağımız sorumluluklardan kurtaracağımız birilerini sokuyoruz hayatımıza. Ne kadar kolaylaştırıyoruz hayatımızı ya da biz böyle düşünüyoruz. Bütün bu yargılama alışkanlıklarımızı yaşamak öylesine kolay geliyor ki bizlere ama zihnimizde oluşturduğu hasarların ne kadar darbeli olduğunun farkında bile olamıyoruz çoğu zaman maskelerimizin ardında.

İnsan doğasında bulunan gerçekleri bastırdığı ve özenle yarattığı maskelere sığındığı müddetçe sahte acılar, sahte mutluluklar, sahte duygular , sahte düşünceler ya da kısaca sahte bir dünyada sadece yargılamaya devam edecektir.Rahibe Teresa’nın çok sevdiğim bir sözü vardır: “İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz. “ Oysa sevgi tüm canlıların temel de ihtiyaç duyduğu bir duygu değil mi? Nice filmler, nice eserler yok mu o yüce sevgi ihtiyacımızı anlatan? Sevgi uğrunda değil mi açlık, yokluk çekmemiz, acı çekmemiz ve daha nicelerini… bunca yargılamanın için de ve o çocukluğumuzun getirdiği saflıkla oluşturduğumuz sorgulama yöntemini bastırarak  kendimizi göremezken gerçek ve maskesiz bir sevgi yaşamak mümkün mü acaba ?

 

Eğer kendi doğanla baş başa kalabilme cesareti gösterebilirsen, eğer çocukluk saflığınla kendi içinde, kendi adına o sorgulamayı yapmayı başarabilirsen, eğer ben kimim, neden mutsuzum , neden acı çekiyorum…..neden sorularını yargılamadan ama safça sorgulayabilirsen işte o zaman gerçek gücü, gerçek enerjiyi , yeni  umutları ve tekrar özlem duyduğun o çocukluğunda bıraktığın gerçek enerjiyi ve tazeliği yakalama saadetine ulaşabilirsin. 

 

N.Zeynep ÇALIŞAL GİDER